Genel

Tüfeğin Tarihi

Tarihte barutlu silahların icadına kadar, ok ve yay, mızrak, mancınık, kılıç, gülle, gürz ve kargı gibi silahlar kullanılmıştır. İlk önce toplar daha sonra ise ilk arkebüzler yani namludan doldurulan tüfekler kullanılmaya başlanmıştır. Barutun icadı, savaşların yapılış şeklinden orduların düzenine ve ordu yapılanmasına pek çok şeyi değiştirmiştir. Ayrıca artık savaşlarda çok daha fazla sivil ölümü görülmeye başlamıştır. Tüfeğin ve ateşli silahların icadı ile savaşlarda dengeler değişmeye başlamış, bu teknolojileri daha başarılı şekilde ve daha önce kullanmaya başlayan batılılar, savaşlarda art arda zafer kazanmaya başlamışlardır. Ancak Osmanlılar da bu teknolojilerden büsbütün geri kalmamıştır. Dolayısıyla bugünkü yazımızda tüfeğin tarihi ve Türklerin tüfek kullanımı incelenecektir.

Ateşli Silahların İcadı

Ateşli silahların icadı için gidebileceğimiz en eski tarih ve yer, 10. yüzyıl Çin’dir. Barutun da icat edildiği yer olan Çin aynı zamanda ilk ilkel ateşli silahların da ortaya çıktığı coğrafyadır. 10. yüzyıla ait ipek bir sancak üzerindeki ateşli silah resmi Çin’de o dönemde tüfeğin ya da benzeri bir silahın kullanıldığına işaret eder. İlk gerçek ateşli silahlar ise 12. yüzyılın ilk yarısında kullanılmıştır diyebiliriz. Bunu Çin – Sichuan’daki bir Budist tapınağında bulunan ve ateşli silah kullanan şeytan heykellerinden anlayabiliyoruz. Ancak bu heykellerin bir hayalin de tasviri olma ihtimali vardır. Bu yüzden bugüne kalan en eski ateşli silaha gitmemiz gerekir. Günümüze kadar kalan en eski ateşli silah ilkel bir toptur. Bu top Mançurya’da bulunmuştur ve 1288‘e aittir.

İlgili Makaleler

Ateşli silahlar ilk kez 13. yüzyılda Çin’de kullanılmıştır. Avrupa’ya ise İspanya’yı işgal eden Berberiler aracılığıyla girdiği düşünülmektedir. Toplar Avrupa’da ilk kez 1324 yılında kullanılmıştır. Türkler ise topu ilk kez 1389 tarihinde Kosova Savaşı’nda kullanmışlardır.

İlk Tüfekler

İlk Tüfekler “arkebüz” adındaki küçük toplardan ibaretti. Tüfeğe benzer bu alet, ilk defa 1400’lerde kullanılmıştır. 1500’lerde ise daha gelişmiş tüfekler ortaya çıkmaya başlamıştır. İlk tüfekler namludan dolduruldu ve yivsizlerdi. Ateşleme işlemi ise dışarıdan yakmak suretiyle yapılırdı. Bu zahmetli kullanım nedeniyle sadece savunmada kullanılabilirlerdi. Ancak daha sonra çakmaklı tüfekler icat edildi ve bu tüfekler saldırı amacıyla da kullanılmaya başlandı. Bu ateşleme sistemi çakmak taşı kullanılarak daha da gelişmiş bir hale sokuldu. Ancak tüfekler hala yeterli verimliliğe ulaşmış silahlar değillerdi ve ilkellerdi. Daha sonra yivli tüfeklerin icadı ile belli bir aşama kaydetmişler ve daha kuvvetli silahlar haline gelmişlerdir. Makineli tüfek ise ilk kez I.Dünya Savaşı sırasında kullanılmıştır ve II. Dünya Savaşı’nda iyice geliştirilmiştir.

Osmanlı Tüfekleri

Türklerin tüfekle tanışması Osmanlı Devleti döneminde olmuştur. Farsça olan tufeng kelimesi Osmanlı kaynaklarına tüfeng, tüfenk, tüfek şeklinde geçmiştir. Kelime bu anlamını ise 15. yüzyılda kazanmıştır. Osmanlılar tüfekli askerlere tüfengendaz ismini vermiştir. Osmanlıların 14. yüzyılın sonunda Balkanlarda tüfekle tanıştığını kabul ediyoruz ancak tam olarak kullanmaya başladıkları tarihi bugün bilmiyoruz. Osmanlı Tüfekleri, 1443-1444 Osmanlı – Macar Savaşı ve II. Kosova Savaşı sıralarında kullanılmaya kesin olarak başlanmıştır demek doğru olacaktır. Ancak bu silahların arkebüz ya da şakaloz adındaki ilkel silahlar olma ihtimali yüksektir.

Osmanlı tüfeklerinin kalitesiyle ilgili, kaynaklarda farklı bilgiler bulunmaktadır. 1606’da yazılan ve yeniçeri ocağı hakkında detaylı bilgiler içeren Kavânîn-i Yeniçeriyân isimli esere göre Osmanlı tüfekleri özel imalathanelerde üretilenlere göre biraz daha zayıf kalıyordu. Ancak İtalyan Raimondo Montecuccoli, Türk tüfeklerinin Hıristiyan tüfeklerinden daha kaliteli, menzil ve ateş gücünün daha yüksek olduğunu söylemiştir.

Askeri tarihçiler bu iddiayı doğrulamaktadır. Osmanlı tüfeklerinin daha kaliteli olmasının sebebini, Şam kılıçlarına benzer şekilde spiral haline getirdikleri yassı çelik levhalar kullanılmasına bağlamaktadırlar. Bu sayede namlu, barutun ateşlenmesi sırasında oluşan basınca karşı koyabiliyordu dolayısıyla daha yüksek menzile ve ateş gücüne ulaşması mümkün oluyordu.

17. ve 18. yüzyıllarda çeşitlenerek gelişen tüfek teknolojisini Osmanlılar da takip edebilmiştir. Benzer şekilde, batıda 19. yüzyılda gelişen kapsüllü ve iğneli tüfekleri Osmanlılar da kısa zamanda envanterlerine adapte ederek kullanmaya başlamışlardır. Dolayısıyla Osmanlılar’ın askeri gelişmelerden geri kaldığını söyleyemeyiz.

Tüfek çıktı mertlik bozuldu mu bilemeyiz ancak, tüfek ile daha doğrusu ateşli silahlar ile birlikte sadece savaşlarda değil, bugünkü dünyada yani hayatımızda pek çok şeyin değiştiği ortada. Tabii artık tüfeklerin de geri plana düşüp daha ağır hatta kimyasal silahların devreye girdiği bir dönemde yaşıyoruz. Bugün tüfeğin tarihini inceledik iyi okumalar dileriz.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu