Bebek ÇocukHastalıklarSağlık

Otizm Nedir? Otizm Belirtileri ve Tedavisi

Otizm Nedir? Otizm spektrum bozukluğu ya da Otizm. Son yıllarda adını sıkça duyduğumuz bu konuyu Otizm Nedir? başlığı altında inceledik. İyi okumalar…

Otizm Nedir?

Otizm, çocukluğun erken dönemlerinde başlayan sosyal beceri, dil gelişimi ve davranış alanında yeterli ve uygun gelişmeme veya kaybın olduğu süreğen bir nörogelişimsel bozukluktur. Otizm, DSM-IV’de “yaygın gelişimsel bozukluklar” grubu içinde yer almaktadır.  İngilizce’de “pervasive”
sözcüğünün karşılığı olarak kullanılan “yaygın” terimi, gelişimin birçok temel alanında olumsuz etkilenme olduğunu belirtmektedir. Yaygın gelişimsel bozukluklar “otistik spektrum bozukluklar”ı olarak da adlandırılmaktadır. Spektrum modeli; bu bozuklukların belirtilerinin niteliksel ve niceliksel olarak hafiften ağıra kadar değişebildiğini yansıtmaktadır.

early intervention1
Otizm Nedir?

Tarihçe

Otizmin Tarihçesi,  20’nci yüzyılda psikiyatri dünyasına girmiş olmasına karşın yeni bir fenomen değildir. Lorna Wing efsanelerde otistik çocukların “perilerin değiştirdiği çocuklar” olduğuna inanıldığını ileri sürmektedir. Otizmle ilgili tarih boyunca sunulan iki örnek dikkat çekicidir: birincisi; ilk baskısı 1864’te yapılan “Little Flowers of St. Francis” adlı kitapta anlatılan olgudur. Bu kitap bir İtalyan klasiği olup, Francis’in kerametleri ve müritleri anlatılmaktadır. Francis’in seçkin müritlerinden biri Juniper’dir.

Kitapta adı geçen Juniper’in, insanlarla tuhaf ilişki kurma tarzının ve tekrarlayıcı davranışlarının otizme yönelik belirtiler olabileceği düşünülmektedir. İkincisi, 1801 yılında ormanda bulunmuş ve ilk yaşlarından beri insanlarla ilişkiden uzak kalmış 12 yaşındaki vahşi bir erkek çocuk örneğidir. Dr. Jean Itard, Victor adı verilen bu çocukta otizme benzer birçok belirtiler tanımlamıştır. Bu çocukla yaptığı çalışmalar ile Itard, özel eğitimin öncüsü olarak anılmaktadır.

2248957

Otizm ilk kez 1943’de John Hopkins Üniversitesi’nde bir psikiyatrist olarak çalışan Leo Kanner tarafından tanımlanmıştır. Kanner 1931-1943 yılları arasında takip ettiği 11 çocuğun özelliklerini ayrıntılı olarak tanımlamış ve bunların çoğu özelliklerinin ortak olduğuna dikkat çekmiştir. Kendi dünyasında yaşayan bu çocukları nitelendiren bir terim olarak “kendi” anlamına gelen Yunanca’da “autos” kelimesinden esinlenerek, bu klinik görünümü “bebeklik otizmi” olarak adlandırmıştır. Aslında otizm terimini 1911 yılında Bleuler tarafından şizofrenin ana belirtilerini tanımlarken “kişinin
kendini insanlara ve dış dünyaya kapatması” anlamında kullanmıştır. Kanner’in klasik otizm tanımı aşağıdaki belirtileri içermektedir:

  • Otizmin ortaya çıkma sıklığı 30 aylıktan önce görülmektedir.
  • Çocukların dil ve konuşma gelişiminde belirgin bir gecikme söz konusudur.
  • Zihinsel gelişmeyle ilgili olmayan ancak sosyal gelişimle ilgili olan yetersizlik söz konusudur. Örnek olarak, sarılma kucaklama gibi fiziksel teması reddetmek, insanlara karşı genel bir ilgisizlik verilebilir.
  • Kalıplaşmış oyun becerileri gözlenmekle birlikte, aynılığı korumada ısrar etme ve değişikliğe tepki gösterme de belirgin davranışlar arasındadır.

Otistik çocuğu olan Bernard Rimland, ilk kez otizmin beyinden kaynaklanan biyolojik temelli olacağını varsaymış ve altmışlı yıllardan sonra araştırmalar hızla bu yönde ilerlemiştir. Schopler, otistik bir çocuğun duyusal verilerin düzenlenmesi ve bedeni hakkında bilgisini geliştirip bedenini çevresinden ayırabilmesi üzerinde durmuştur.

Otizm Nedir?

Olgu Nedir Adlı Yazımızı Buradan Okuyabilirsiniz.

Otizmin Belirtileri

Otizmin Belirtileri, Otizm Nedir? sorusunun bbir diğer cevabıdır. Otistik çocuklar otizmim belirtisi olarak tanımlanabilecek özelliklerin hepsini birden göstermeyebilirler. Bu belirtilerin derecesi ve sıklığı kişiden kişiye değişebilmektedir. Otizmin belirtilerini dil, iletişim, davranış ve aktiviteler ile sosyal beceriler olarak sınıflandırılır:

  • Diğer çocuklarla iletişim kurmada zorluk
  • Göz kontağı kurmaktan kaçınma
  • Temastan ve kucağa alınmaktan hoşlanmama, anneye aşırı bağlanma ya da hiç bağ kuramama.
  • Cevap vermek yerine kendisine söylenenleri tekrar etme.
  • İsmiyle çağrıldığında tepkisiz kalma ve cevap vermeme.
  • Konuşabilen çocuklar ise zamirleri karıştırır, kendisine “ben” yerine “sen” der, annesinden süt istediğinde “süt istiyor musun ?” diyerek ister.
  • Konuşmanın içeriği ve şeklinde normalden faklılık gösterirler
  • Çoğunlukla konuşma gecikmesi (1 yaşında tek kelimeler, 2 yaşında 2 kelimelik cümlelerin olmaması) ya da hiç konuşamama.
  •  Müziğe karşı çok ilgili olabilirler. Şarkı sözlerini ezberleyebilirler ancak konuşma dilini kullanmakta zorlanırlar.
  • Yaşıtlarının oynadığı oyuncaklar ilgilerini çekmez.
  •  Dönen objelere ilgi duyarlar; araba tekerleği, tencere kapağı, çamaşır makinesi, topaç gibi
  • Yumuşak ve tüylü objelere dokunamazlar veya bunlardan çekinirler; tüylü oyuncaklar, hamur ve parmak boyası gibi
  • Yinelenen davranışları vardır; kendi etrafında dönme, sallanma, zıplama, kuş gibi kanat çırpma ve aynı sözleri tekrarlama gibi
  •  Nedensiz ağlar, bağırır veya çığlık atarlar.
  • Bazı eşyalara aşırı tutkun olabilirler. Örneğin gazoz kapakları, deterjan kutuları, cep telefonları, elektrik kabloları gibi
  • Otistik çocukların bazı yetenekleri arasında büyük uçurumlar olabilir.
  • Motor gelişimde yaşına uygun hatta yaşının üstünde birtakım beceriler gösterebilirken, sosyal gelişimde ancak çok ufak bir çocuğun sosyal becerilerine sahip olabilir.
e11ba066a8b917b220b4eb8c28d694b4
Otizm Eğitimi

Otizmde Eğitim ve Tedavi

Otizm tedavi edilebilirmi, sorusuna verilecek bir diğer cevap, Otizmde eğitim ve tedavidir. Erken tanı ve teşhis edildiğinde ilerleme kaydedilebilecek bir gelişimsel bozukluktur. Beyin gelişiminin en hızlı olduğu 0-2 yaş arasında tedaviye başlanırsa çocuğun ileride yaşıtlarıyla aynı eğitimden faydalanması, kendi öz bakım ihtiyaçlarını kendisinin karşılaması için gerekli zihinsel ve sosyal alt yapı oluşturulmuş olacaktır.

Henüz otizmin belli bir tedavisi bulunamamıştır. Ancak davranış bazlı tedaviler, çocuğun ilgi alanına yönelik metotlar, aile ve personel eğitimi ve diğerleri.. Davranış Analizi ,İşitsel Terapi ,Diyet, Deneme Yanılma yoluyla eğitim, İlaçlar, Müzik Terapisi, Duyusal bütünleme terapisi, Konuşma/Telaffuz Terapisi ve Algısal (görüş) Terapi gibi terapiler kullanılmaktadır. Araştırmalar göstermiştir ki kişiye özel ,kişisel ihtiyaçlara göre düzenlenmiş bir özel eğitim programına otistikler iyi cevap verirler.

Otistik çocukların tedavisi ile özel eğitimine başlanmadan önce ailenin çocukla ilgilenen sağlık ekibi ve özel eğitim uzmanı tarafından yeterince bilgilendirilmesi gerekmektedir. Bazı yanlış inanışlar, ailelerin çok erken dönemlerde çocuklarından büyük beklentiler içerisine girmesine yol açmakta, bu da aileleri uzun vadede psikolojik ve toplumsal bir baskıyla karşı karşıya bırakmaktadır. Otizmin tedavisinde aile ile bilinçli bir işbirliği şarttır.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu