Genel

Napolyon’un Mısır Seferi

Napolyon’un Mısır Seferi Osmanlı İmparatorluğu hakimiyetindeki Mısır bölgesi üzerine düzenlenen seferdir. Dönemin Fransa dışişleri bakanı Charles Maurice de Talleyrand-Périgord’un önerisiyle Napolyon Bonapart’ın onayıyla 1798 yılında gerçekleşmiştir. Bu seferle Mısır vilayetinin ele geçirilmesi, Büyük Britanya’nın Mısır ve doğu ticaret yolları üzerindeki etkisinin Fransa’ya geçmesi ve Bütük Britanya’nın Uzak Doğu erişiminin engellenmesi seferin sebepleri arasında yer almaktadır. Napolyon’un Mısır Seferi adlı yazımızda seferin nedenleri, başlangıcı, gelişimi ve sonuçlarını aktaracağız.

Seferin Nedenleri

seferin nedenleri

İlgili Makaleler

Büyük Britanya 18. yüzyılın sonlarından itibaren Dünya çapında büyük bir koloni imparatorluğu kurmaya başlamıştır. Bu koloni imparatorluğun en önemli kısmı Hindistan ticaret yolunun egemenliğinin sağlandığı kısımdı. Bu sayede dünya ticaretinin önemli bir bölümünü yani Uzakdoğu ve Hindistan baharat ticaretini kontrolü altına alabiliyordu. Bunun üzerine İngiliz ticaret gemilerinin Kızıldeniz ve Akdeniz’deki etkinlikleri de eklenince Büyük Britanya bir ticaret devi haline gelmişti. İşte Napolyon Bonapart bu etkinliği kırmak ve Fransa topraklarını genişletmek istiyordu. Bu sebeple Mısır ve Suriye Seferlerini başlatmıştır.

Seferin Başlangıcı

Seferin başlangıcı, 19 Mayıs 1798’de Fransız donanmasının Güney Fransa’daki Toulon Limanı’ndan ayrılması ile resmen başlamıştır. Bu hareketi haber alan Büyük Britanya hükümeti harekatı kendisine de karşı başlatılmış kabul ederek, Akdeniz’de devriye gezen Büyük Britanya donanmasına Fransa donanmasını durdurma emri verdi. 9 Haziran’da Amiral Horatio Nelson komutasındaki Büyük Britanya donanması Fransızlar’ın Malta Adası‘nı işgal etmesine engel olamadı ve Fransız birlikleri 1 Temmuz’da İskenderiye Limanı’ndan Mısır topraklarına giriş yaptı.

Seferin Baslangici

Napolyon Bonapart komutasındaki 12 bin kişilik Fransız ordusu Mısır’daki 30 bin kişilik Osmanlı ordusunu Piramidler Savaşı olarak adlandırılan muharebede mağlup etti. Ancak bu savaşta Osmanlı ordusu yalnızca 3500 kişilik düzenli bir yeniçeri ordusuna sahipti. Ordunun geri kalanı eyalet askerleri ve Arap aşiretlerinden oluşuyordu.

Fransız topçuları daha uzun menzilli ve isabetli atış yapabiliyordu. Bu topçular karşısında Osmanlı yeniçerileri ancak yarım saat kadar dayanabildiler. Fransız topçu bataryaları Memluk süvari tekniklerini takip eden birlikleri kısa sürede dağıttı. Osmanlı piyadeleri de benzer şekilde başarısız oldu. Napolyon Bonapart, ordusunu kare şeklinde sistematize etmişti. Karenin çevresinde piyadeler, ortasında ise topçular bulunuyordu. Bu şekilde topçular piyade koruması altında her yöne atış yapabiliyorlardı. Sonuç olarak Osmanlı ordusu 7 bin kadar kayıp verdi ve dağıldı.

Akka Kuşatması ve Abukir Muharebesi

1 Ağustos 1798 tarihinde Horatio Nelson komutasındaki İngiliz donanması Abukir koyunda demirlemiş olan Fransız donanmasına saldırdı; Nil Savaşı bu şekilde başladı ve sonucunda Britanya donanması parlak bir zafer kazandı. Muharebe sonrasında, 2 Eylül 1798 tarihinde Osmanlı İmparatorluğu Fransa’ya savaş ilan etti.

Napolyon Bonapart, Nil Muharebesi’nin ardından yönünü Kahire’ye doğru çevirdi. Napolyon Kahire’yi ele geçirdi. Kahire’yi ele geçirmek tüm Mısır’ı ele geçirmek demekti. Fransa, Osmanlı sarayı ile sürtüşme içinde olan Memluk beylerini tasfiye etmek, sulama projeleri, okul ve hastane inşasına başlamak gibi düzenlemelere girişti. Napolyon yanında bir bilim heyeti de götürmüştü. Bu bilim heyeti arkeolojik kazılara da başladı. Ayrıca Süveyş Kanalı için bir proje dahi oluşturdular. Ancak söz konusu inşa işlerinde kullanılmak için birçok antik eserin taşları söküldü. Bu yıkım sırasında bir rastlantı olarak bulunan Rosetta Taşı, Antik Mısır Hiyerogliflerinin çözülmesini sağlayacak olan temel belgedir.

Bu noktaya gelindiğinde savaş çıkmaza girmişti. Fransa Mısır’ı ele geçirmişti ancak, donanması yok olmuştu. Bu sebeple Fransa’nın ana karası ile Mısır arasında bağlantı kurulamıyordu. Bu yüzden Bonapart ve Fransa ordusu gerekli iaşe desteğini alamıyordu. Büyük Britanya donanması sağlamdı ancak Mısır önlerinde konuşlandığı için hareketsiz kalmıştı. Bonapart bu çıkmazın farkındaydı ve karadan gelebilecek tehditleri ortadan kaldırabilmek için ordularını Filistin yönünde harekata başlattı. 18 Mart 1799 tarihinde Osmanlı eyalet ordusu küçük bir liman kenti olan Akka önlerinde konuşlanmıştı. Akka kalesinde konuşlanan Cezzar Ahmet Paşa komutasındaki Osmanlı kuvvetleri 1200 kadar yeniçeri, 2.500 bin süvari ve 20 bin düzensiz Arap savaşçısından oluşuyordu. 25 bin kişilik Osmanlı ordusu 12 bin kişilik Fransız kuvvetleri karşısında art arda yenilgiler alıyordu. Daha sonra III. Selim’in modern tarzda eğitilmiş ve Britanya tarafından silahlandırılmış yeni Nizam-ı Cedit ordusu 8 bin 500 kişi ile Akka önlerine geldi. Bundan sonra gece gündüz devem eden top atışları ile kuşatma savunmaya karşı galip gelemedi. Bonapart, 21 Mayıs tarihinde kuşatmayı kaldırıp Kahire’ye çekildi. Akkâ’da Cezzâr Ahmed Paşa’ya yenilen Bonapart (Mayıs 1799) Ağustos 1799’da Mısır’dan ayrıldı. Fransız kuvvetleri de Osmanlı-İngiliz ittifakıyla gerçekleştirilen saldırılara dayanamayarak Ağustos 1801’de Mısır’ı terketmek zorunda kaldılar.

Sefer Fransa açısından başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Fransa’nın denizaşırı seferler için yeterli bir donanmasının bulunmadığı ortaya çıkmıştır.

Kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/Fransa’n%C4%B1n_M%C4%B1s%C4%B1r_ve_Suriye_seferi

 

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu