Genel

Kıtalar ve Okyanusların Oluşumu Hakkında Geniş Anlatım

Süperkıta ve okyanusların oluşumu

Kıtalar, Dünya üzerinde bulunan kara parçalarına denir. Toplamda 7 kıta bulunmaktadır. Diğer adı “anakara” olarak bilinen kıtalar oluşumlarında en büyük rolü okyanuslar oynamaktadır.

Kitalar ve okyanusların oluşumu, evrenin başlangıcını ve zaman içerisindeki gelişimi açıklamak için kullanılan kozmolojik modele büyük patlama denilir. Evrenin büyük ölçüde yapısını ve evrendeki hafif elementlerin bolluğu gibi konuları kozmik artalan ışıması ile açıklanabiliyor. Yirminci yüzyıla gelindiğinde ise yapılan gözlemler evrenin genişlediğini gösteren iki temel model üzerinden durur. Bunlardan biri olan büyük patlama üzerindeki çalışmaları genişleten George Gamow, evrenin gelişimini aşamalarla açıklar. Başlangıçta sıcaklığı ve yoğunluğu sonsuz olan tekillik büyük patlama ile evrenin doğuşunu sağladığı düşünülüyor. Özellikle kıta ve okyanus oluşumları bu patlamadan milyonlarca yıl sonrasında uzanıyor.

İlgili Makaleler

Hidrojen ve Oksijenin Oluşumu

Yeryüzünün yüzde 70’i okyanuslarla kaplıdır. Ortalama derinliği 3700 m civarında olan okyanuslar, günümüzde dünya ekolojisinin merkezinde yer alıyor. Rüzgarları oluşturan, buz tabakasına ve bulutlara dönüştüren hatta kutupları deniz altı akıntıları ile birbirine bağlayan yine okyanuslardır. Ancak yeryüzünün başlangıcına bakıldığında ilk evrede okyanuslar bulunmuyordu. Dünya oluştuktan yüz milyonlarca yıl sonra okyanuslar donmuş parçalar halinde uzaydan dünyaya geldiği düşünülüyor.

Dünyada en yaygın olarak görülen ikinci madde su molekülüdür. Su oksijen ve hidrojen atomundan oluşur. Hidrojen büyük patlamanın hemen ardından oluşmuş olsa da oksijen atomu milyonlarca yıl sonra oluşmuştur.

Okyanusların Oluşumu

4,5 milyar yıl önce Dünya ilk oluştuğunda yüzeyinde patlayan yanardağlar bulunuyordu. 500 milyon önce dünya atmosferi artık daha istikralı bir hal aldı. Dışarı sızan su buharı yoğunlaştı. Ve artık yağmurlar yağmaya başladı. Bu yağmurların binlerce yıl hiç durmadan yağdığı düşünülüyor. Dünyanın yüzeyinde su birikmiş olsa da büyük okyanuslar henüz bu dönemde oluşmamıştı. Dünyanın yüzeyine çarpan su dolu kuyruklu yıldızlar 4,5 milyar öncesinden 3,8 milyar öncesine kadar devam eder. Bu dönemin sonunda dünyamızda artık kıta ve okyanus oluşumları oluşmuştur.

İlk Süper Kıta Nasıl Oluştu ve Parçalandı?

4 milyar yıl önce dünya tek bir okyanus ile kaplıydı. Okyanuslar altında bulunan değişil levhalar birbiri ile çarpıştı. Daha ağır levhalar batarken mantonun yüksek basıncında ve sıcaklığında erimiş ve magma haline gelmiştir. Magma levhalardan daha hafif olduğu için zaman zaman levhaların içinde geçmiş ve lav olarak yüzeye doğru fışkırmıştır. Lavların soğuması ise volkanik kayalar ortaya çıkarmıştır. Magmaların yüzeye çıkışı sürer. Volkanik kayalar zamanla küçük volkanik adalara dönüşür. Çarpışmalar devam eder. Aşınan levha parçacıkları volkanik adaların birleşmesi sonucunda ilk kıtayı ortaya çıkarmıştır. 1,8 milyar yıl önce ortaya çıkan Columbia Pangea kadar büyüktü.

Süper kıta "Pangea"
Süper kıta “Pangea”

480 milyon yıl önce kıtalar ekvator etrafında dağınık kara parçalarından oluşuyordu. Levhalar sürekli hareket halinde idi. 200 milyon yıl önce dünyadaki karalar tek bir kıtaya dönüştü. Süper kıta olarak bilinen bu kıtaya Pangea denilmiştir. Tarih boyunca oluşan süper kıtalar ve dönem aralıkları şu şekildedir:

* Vaalbara – 3,636- 2,803 Milyon yıl Eoarchean- Mesoarchean Dönemi

* Vaalbara – 2,803- 2,408 Milyon yıl Mesoarchean-Sederian Dönemi

* Kenorland – 2,720-2,114 Milyon yıl Neoarchean-Rhyacian Dönemi

* Arktika – 2,114-1995 Milyon yıl Rhyacian-Orosirian Dönemi

* Atlantik – 1,991-1,124 Milyon yıl Orosirian-Stenian Dönemi

* Kolombiya – 1,820-1.350 Milyon yıl Orosirian-Ectasian Dönemi

* Rodinia – 1,130-750 Milyon yıl Stenian-Tonian Dönemi

* Panotya – 633-573 Milyon Yıl Ediakara Dönemi

* Gondwana – 596-578 Milyon Yıl Ediakara Dönemi

* Lavrasya ve Gondwana -472-451 Milyon yıl Ordovisyen Dönemi

* Pangea – 336-173 Milyon yıl Karbonifer-Jura dönemi

Süper Kıtalar, Atmosfer Gazları ve İklimleri Nasıldır?

Gezegenin iklimini kıta iklimleri belirler. Ancak süper kıta daha büyük ve yaygın bir etki oluşturur. Kıtalar genel olarak:

* Küresel rüzgar akımlarını kontrol eder.

* Okyanus akımları üzerinde etkilidir.

* Yeryüzündeki cisimlerin güneş ışınlarını tutma oranı okyanuslara göre daha fazladır.

Rüzgarların yönlendirmesi, albedo farklılıkları kara rüzgarlarında kaymalar oluşturur. Buzul, yağış, sıcaklık sırası ile süper kıtanın iklim koşullarını oluşturmuştur. Kıtasal sürüklenme hem sıcak hem de soğuk iklimsel bölgeleri etkiliyor. Küresel sıcaklık kıtasal sürüklenme anlamına gelir. Dünyanın oksijen seviyelerinin aşamalı olarak arttığı düşünülüyor.

Pangea oluştuğu dönemde omurgalı hayvanların karalarda bulunduğu düşünülüyor. Sürüngenlerin giderek çeşitlendiği bu dönemde dinazorlar yoktu.

Pangea Nasıl Parçalandı?

Pangea esasında dördüncü ve son oluşan süper kıta olmaktadır. Günümüzdeki kıtalar aksine süper kıtanın büyük bölümü güney yarım kürede yer alıyordu. Etrafı ise Panhalassas yani süper okyanus ile kaplıydı. Konveksiyonel magma hareketleri sonucunda süper kıta ikiye bölünür. Biri Gonvana diperi ise laurasia olarak isimlendirilmiştir. İlerleyen dönemlerde bu kıtalarda parçalanır ve günümüzdeki şeklini alır.

Üç temel evre ile süper kıtanın parçalanması açıklanır. Bunlar şu şekildedir:

* Erken Orta Jura döneminde süper kıta batıya doğru sürüklenir. Bu devrede Afrika ve Kuzey Amerika arasında çatlamalar oluşur. Bu da Kuzey Atlas Okyanusunun oluşmasını sağlamıştır. Bu evrenin sonunda Hint Okyanusu biçimlenmiştir.

* Erken Kreaste döneminde Avustralya, Hindistan ve Afrika’nın kuzeye hareket etmesi Hint Okyanusunun açılmasına neden oldu. Bu dönemde Afrika Güney Amerika’dan ayrıldı. Güney Atlas Okyanusu tek parça halinde olmasa da güneyden kuzeye doğru ayrılmaya başladı. Madagaskar Afrika plakasına sabitlenirken Hindistan ise cm’lik bir hızla Avrasya’ya doğru hareket etti. Bu evrenin son dönemlerinde Yeni Zellanda, Kalendonya ve Yeni Zellanda Pasifiği doğuya doğru ilerledi. Tasman ve Mercan Denizi Avustralya’dan ayrıldı.

* Senozoik döneminde ise Kuzey Amerika Avrasya’dan Norveç Denizini açarak ayrıldı. Hint ve Atlas okyanuslarındaki büyüme sürdü. Güney Amerika kuzeye hareket etti. Antartika’dan ayrılarak okyanus akımı ortaya çıkardı. Bu hareketin gerçekleşmesi atmosferdeki karbondioksit konsantrasyonunu azalttı. Bu da kıtanın hızla soğumasına ve buzullaşmasına neden oldu. Buzullaşma kilometrelerce kalınlığa ulaşmıştır. Bu da günümüzdeki Antartika’nın oluşmasını sağlamıştır. Bu dönemde Alpler yükselmiş, Japon Denizi açılmıştır. Yaşanan bu ayrışmalar sonrasında kıtalar günümüzdeki halini alana dek kendi içinde de ayrılmaya devam etmiştir.

Kıtalar Nasıl Hareket Eder?

Yerkabuğunun oluşmasının ardından kıtalar hareket etmeye başlar. Bu hareket milyarlarca yıldan bu yana devam etmiştir. Günümüzde devam etmektedir. Levhaların hareket etmesindeki temel etken magmada oluşan konveksiyonel ısı dolaşımıdır. Levhalar kıtasal ve okyanusal kabuklar olarak tanımlanacak olursa astenosfer üzerinde sal gibi yüzen levhalar bazen birbiri ile çarpışabiliyor. Çarpışmalarda her iki levhada farklı konumlar elde edebiliyor.

Kayma düşüncesi 1912 yılında A. Wegener tarafından ortaya atılmıştır. Sonrasında yapılan derin deniz araştırmaları da bu düşüncenin gelişmesinde etkili olmuştur. Bu düşünce ile madenler ve petrollerin nasıl oluştuğu da açıklanmıştır. Arkeen döneminden itibaren kıralar sürekli yer değiştiriyor. Bu değiştirmelerde bazen küçük levhalar birleşiyor. Bazen büyük levhalar parçalanarak kıtalara ayrılıyor.

Mesaozoyik zaman diliminde süper kıta parçalanmış ve günümüzdeki kıtaların şekillenme süreci gerçeklemiştir. Kıtalar biçimlenirken bu arada okyanuslarda biçimlenmiştir. Mesozoyik dönemi Okyanuslar dönemidir. Üçüncü zaman diliminde günümüzdekine benzer kıtalar ve okyanuslar şekillenmiştir.

Günümüzde volkanik faaliyetler ve depremler nedeni ile kıta hareketliliği devam eder. Ancak insanlar bu hareketleri fark edemez. Hassas ölçümlerle kıtalardaki hareketlenmeler belirlenebilir. Yapılan ölçümlerde Anadolu Levhası her yıl 2,5 cm hızla batıya doğru hareket ettiği tespit edilmiştir. Bunun gibi levhaların birbirinden uzaklaştığı ya da yaklaştığı pek çok olay bulunuyor.

Kıtaların Kayma Mekanizması Nedir?

Dünyanın dibinde yer alan manto tabakasından yayılan ısı bu hareket mekanizmasının temelini oluşturuyor. Çekirdekte bir takım radyoaktif reaksiyonlar oluşur. Bu da mantonun ısınmasını tetikler. Isınan gaz üst kısımda yer alan levhaların hareket etmesini sağlar. Sürtünme ve yer çekimi levhaların hareket ettiren iki kuvvettir.

Günümüzdeki Kıtaların Oluşumu

Pangea’nın bölünme sürecine girmesi ile Avrupa, Asya, Kuzey Amerika büyük bir kara parçası olarak süper kıtadan ayrılır. Avustralya ve Antarktika güneye doğru sürüklenir. Hindistan milyonlarca yol boyunca kuzeye doğru ilerledi. En sonunda Asya kıtası ile birleşti.

Dünya Venüs ve Merkür’den sonra Güneş’e yakın 3. Gezegen olmakta ve karasal gezegenlerin en büyüğüdür. Büyüklük ve kitle bakımından ise beşinci gezegendir. Dünyamız yaşam destekli tek gezegen olmakta ve güneş sistemi içerisinde suyun hem katı, hem gaz, hem de sıvı halde bulunduğu tek yer olmaktadır.

Pangea ikiye ayrılmaya başladığında kıtalar ve okyanuslar için ilk adım atılmış oldu. Kuzeyde kalan dev kıta Asya, Avrupa ve Kuzey Amerika’nın içinde bulunduğu Laurasia kıtası idi. Güneyde ise Güney Amerika, Antarktika, Madagaskar, Yeni Gine çevresi, Avustralya, Hint Yarım adası ve Arap yarım adasının bulunduğu Godwana kıtası yer alıyordu. Bu iki dev kıta arasında ise Tethys Okyanusu bulunuyordu. Anadolu toprakları bu süreçte henüz Tethys denizi dibinde idi. Bundan dolayı ülkemizde denizel fosiller bulunabilir. Dönem sonuna doğru kıta parçaları yükselmeye başladı. Kuraklık arttı. Bu da bataklıkların azalmasını sağladı. Canlılar için yaşam oldukça zorlaşmış olsa da bu dönemde topllu yok oluşların izine rastlanmıyor. Dönem sonunda dinazorlar ortaya çıktı. Hava ve deniz sürüngenleri bu çağda çok fazla bulunuyordu.

Günümüzden 142 ile 65 milyon yıl öncesinde günümüzdeki dünya haritası kıtalar oluşumu büyük oranda benzerlik gösteriyordu. Kretase döneminde Hindistan bir ada idi. Afrika ve Antartika ise oldukça yakındır. Güney ve Kuzey Amerika ise birbirine yakınlaşmakta idi. Avusturalya ve Antartika dönem sonunda birbirinden ayrılır. Bu dönemde iklim bölgeleri belirginleşir. Ve kıta parçalarında karakteristik canlılar ortaya çıkar. Göktaşının dünyamıza çarpması ile kitlesel bir yok oluş yaşanmış ve gezegenin tamamını etkilemiştir.

Kuaterner Döneminin ikini bölümü 10 bin yıl önce başlar. Günümüze kadar devam eder. İçinde bulunduğumuz bu döneme Holozen Devri denilir. Genel itibari ile kıtalar haritası günümüzdeki şeklini almıştır.

Türkiye’nin Oluşumu

Laurasia ve Gondwana birbirinden ayrılmasında sonra Tethys Deniz tabanındaki tortul tabakalar deniz yüzeyine çıkmaya başlar. Bu oluşum sürecinde Türkiye’nin üzerinde bulunduğu kara parçası da deniz yüzeyine çıkar. Özellikle Alp- Himalaya Dağlarının oluştuğu dönemden Türkiye’de etkilenmiş ve Toroslar ve Kuzey Anadolu Dağları bu dönemde ortaya çıkmıştır. Türkiye’nin iç kısımları ise büyük oranda göller ile kaplı idi. Özellikle bu alanlarda gür bitki örtüsü bulunuyor idi. Bu dönemde ülkemizdeki linyit yatakları, petrol ve bor yatakları oluşmuştur.

Arap Yarımadasının Anadolu levhasına çarpması ile İstanbul ve Çanakkale boğazları oluşur. Akdeniz ve Karadeniz’den gelen sular Ege Denizi’ni oluşturur. Kuaterner döneminde olan bu olaylarda Kıbrıs Adası bugünkü dünya haritası kıtalar üzerindeki halini almıştır. Kuaterner döneminde volkanik hareketler oldukça fazladır.

Genel olarak Anadolu Yarımadası oluşmasında levha hareketleri etkili olmuştur. Türkiye arazisi ve çevresindeki oluşumlar bu aşamaların net olarak görülebileceği pek çok kanıt barındırıyor.

Tüm bu süreç sonunda kıtalar haritası oluşmuş ve dünyamız 7 kıtaya bölünmüştür. Bunlar Avrupa, Afrika, Antarktika, Asya, Kuzey Amerika, Güney Amerika, Avustralya’dır. Zelandiya Ayrı olduğu savunulan kıtalar arasında yer alır. Avrasya, Amerika, Okyanusta takım kıtalar olarak tanımlanabilir.

 

İlgili Makaleler

Bir Yorum

  1. Dünya yüzeyinin 200km derinliğe kadar kısım karbonatlı su ile kaplı olduğu zamanlarda daha derinlerde soğuk halde elmastan daha sert maddeler maddelerle kaplıydı. Bu durumdayken uzayda merkezi ağır maddeler oluşan çok büyük yıldız parçalanarak parçaları asteroit olarak gelip Dünya yüzeyinin 200km derinlik aralığına karbonatlı suyun içine yerleşmiştir. Uzaydan asteroit olarak gelen maddelerde oksijen yoktur. Saf halde bu maddeler demir, krom, kobalt, altın, gümüş, bakır gibi ağır maddelerdir. Bu maddeler suyun oksijenini alarak HİDROJENİ açığa çıkarır. Diğer tarafta karbonatın oksijenini alarak KARBONU açığa çıkarır. Çok yönlü REDOKS olayı ile yeni maddeler oluşturarak bu gün gördüğümüz DÜNYA YÜZEYİ şekillenmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu