Genel

Diller Nasıl Oluşmuştur?

Diller ve dillerin nasıl oluştuğu konusu insanlığın en büyük merak konularından biridir. Önce felsefe, ardından bilim bu konuyu araştırmış ve tartışmıştır. Bu tartışmalar günümüzde de devam etmektedir. Çünkü dillerin nasıl oluştuğu ile ilgili kesin bir kanıt bulmak çok zordur. Dolayısıyla bu konu hakkında ortaya birçok teori atılmıştır. Bu teoriler; İlahi Teori, Yansıma Teorisi, Ünlemler Teorisi ve Birlikte İş Teorisi’dir. Peki diller nasıl oluşmuştur? Bu yazımızda bu konuyu inceleyeceğiz.

hangi ulke hangi dili konusuyor diller ve o dili konusan ulkeler

İlahi Teori

Bu teorinin semavi dinlerdeki versiyonuna göre Tanrı Adem’i yaratmıştır ve ona nesnelerin isimlerini öğretmiştir. Adem Dünya’ya gönderildikten sonra ise onun neslinden devam ederek ilk dil oluşmuştur ve daha sonra diller bu kökten gelişerek devam etmiştir. Dolayısıyla ilahi teoriye göre, diller tek bir kökten gelmiştir.

Yansıma Teorisi

Yansıma Teorisi, ilk insanların doğada, çevrede duyduğu sesleri taklit ederek ilk heceleri ve kelimeleri oluşturarak, ilkel dilleri meydana getirdiklerini kabul eder. Splash, boom, bang gibi kelimeler bu türden kelimelerdir. Ancak bu teorinin problemi, yansıma ile oluşmayan kelimelerin nasıl oluştuğunu açıklamaktır. Fakat bu teoriyi savunanlar, tüm kelimelerin yansıma kelimelerden türeme yoluyla oluştuğunu savunurlar.

Ünlemler Teorisi

Ünlemler Teorisi ise, dillerin kökeninin insanların acı, korku, sevinç, üzüntü gibi duygular yaşadıkları zamanlarda çıkardıkları sesler sonucunda ortaya çıktığını savunur. Örneğin; “ah, of, vay, hey” gibi sesler bu türdendir. Bu türden sesler ilkel kelimeleri oluşturmuş, Yansıma Teorisi’ne benzer şekilde bu ilk kelimelerden diğer kelimeler türemiştir.

Diller Oluşmadan Önce Beden Dilinin ne olduğunu öğrenmek istemezmisiniz? İşte Beden Dili Nedir? tıklayarak öğrenebilirsiniz.

Birlikte İş Teorisi

Bu teoriye göre, insanlar birlikte iş yapmaya başladıkça birbirleri ile iletişim kurma ihtiyacı doğmuştur. Bu ihtiyacı karşılamak için ise kelimeler üretmişlerdir. Örneğin bir nesneyi istediklerinde getirme emir kipini kullanmaları gerekmiş olabilir. Veya en çok kullandıkları nesnelere isimler vermeleri gerekmiş olabilir.

language

Dilin Özellikleri

Bu başlık altında dilin belirleyici özelliklerini inceleyelim.

Dolayımsallık

Dilin hem bir malzeme hem de araç olmasını ifade eder. Dil ile hem ihtiyaçlarımızı ifade ederiz hem de dil bize gramer ve kelime haznesi gibi kendi malzemelerini sunar.

Toplumsallık

Dil, ancak toplum ile mümkündür. Tek başına yaşayan insanın konuşmaya, dolayısıyla dile ihtiyacı yoktur. Yani dil, toplum hayatının bir sonucudur.

Bireysellik

Dil toplumsal bir araç olsa da, dilin kullanımında kişiden kişiye küçük farklılıklar görülebilir. Örneğin konuşma tarzı veya ifade tarzı değişiklik gösterebilir. Bu da dilin bireyselliği anlamına gelir.

Göstergesellik

Diller, ses boyutu ve içerik boyutu şeklinde ikiye ayrılabilir. Ses boyutu gösteren, içerik boyutuysa gösterilen boyuttur.

İletişimsellik

Dil, iletişimin temel aracıdır. Diller iletişime uygun olmak zorundadır. İletişim kurmaya elverişli olmayan bir konuşma sistemi yoktur. Örneğin bir dilde yeterli sayıda kelime yoksa ya da telaffuz etmek çok zorsa, ona dil demek zorlaşır. Zaten böyle bir dil oluşmamıştır. Çünkü daha önce de belirttiğimiz gibi, dil iletişime uygun bir durumda olmalıdır.

Ereksellik

Dil, çeşitli ihtiyaçların giderilmesi amacıyla kullanılır. Örneğin, alış veriş, iş yapma, para kazanma, aile kurma, çocuk yetiştirme, eğitim verme, bilim ve felsefe yapma gibi ihtiyaçları gidermek için. Dolayısıyla dil, birçok ihtiyacın giderilmesi için kullanılır.

Süreçsellik

Bir dil tarihsel gelişim süreci içerisinde farklılaşabilir, zenginleşebilir ya da zayıflayabilir. Örneğin Türkçe tarih boyunca birçok millet ile etkileşim içerisinde bulunarak oldukça fazla kelime alış verişinde bulunmuştur. Böylece dil zenginleşmiş ve farklılaşmıştır. Bazı diller ise kullanımdan kalkmakta ve yok olma tehlikesi ile karşılaşmaktadır.

Birikimlilik

Diller süreçsellik özelliği ile benzer şekilde, yıllar içinde birikerek gelişme gösterir. Gramer kuralları ve söz dizimlerinin üzerine yenileri eklenerek dil zenginleşebilir.

dunyada en cok konusulan diller

Dilin Önemi

Dil, bir toplum için birinci derecede önemlidir. Adeta toplumun direği gibidir. Bu sebeple diller korunmalı ve dejenerasyona uğramamasına dikkat edilmelidir. Bilin kaybeden toplumlar, direkt olarak kültürlerini kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya kalırlar. Ayrıca dilin gücü, aynı zamanda bir ülkenin siyasi ve ekonomik etki alanını da artıran bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır.

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu