Bilim

Diğer Galaksilerdeki Gezegenler

Diğer galaksilerdeki gezegenler bilim insanlarının uzun yıllar boyunca araştırma konusu olmuştur. Hem kendi galaksimizdeki hem de diğer galaksilerde keşif yapmayı hedefleyen bilim insanları hayatlarını bu bilgilere adamıştır.

Samanyolu denilen bizim galaksimiz içerisinde araştırmalar sonucunda gün geçtikçe yeni gezegenler keşfediliyor ve araştırmalar hız kesmeden devam ediyor. Bir galaksinin içerisinde çok fazla sayıda gezegen olduğu ve keşfedilmeyi beklediği de kanıtlanmış bir gerçek. Bilim adamlarının kafasında olan soru içerisinde gezegenlerin bulunduğu tek galaksi bizimki mi yoksa diğer galaksilerde de aynı durum mu söz konusu olduğudur. Yakın zamanda yapılan bir çalışma bu soruya dair birkaç çıkış yolu bulunmasının yolunu açmıştır.

İlgili Makaleler

Diğer Galaksilerdeki Gezegenler

Bir üniversitede yapılan araştırmalar sonucu yalnızca Samanyolu galaksisinde değil diğer galaksilerdeki gezegenler araştırmasına dair de birtakım kanıtlar ortaya çıkardı. Galaksiler bir arada uzayda bulunan ve ayrı ayrı kümelenmiş şekilde varlığını sürdüren yapılardır. Bu araştırmaya göre 4 milyar yıl uzaklığa sahip bir galaksiyi gözlemlerken birtakım gezegenlerin oluşumuna dair gözlemler yapıldı. Bu galakside bulunan gezegen oluşumlarının keşfi arka tarafta bulunan ve bizden 6 milyar yıl uzaklığa sahip bir galaksiden, bu galaksiye yansıyan ışık sayesinde yapılabildi.

baska galaksilerdeki gezegenler

Bu ışıklar uzayda oluşan ışık bükülmelerinin sonucunda meydana gelerek uzaydaki karanlığın içinde bize yol gösterebilecek görünebilen alanlar oluştururlar. Bu ışık kırılmalarını uzayda bulunan her yapı yapabilir. Örneğin yıldızlar, kara delikler, başka bir gezegen bu ışık kırılmalarına sebep olarak kırılmaya denk gelen alanı görünür kılabilir.

Uzayda görülmeye sebep olan bu ışık kırılmalarına mercek etkisi denilir. Bu etki sayesinde de farklı galaksideki gezegenleri keşfetmeye başlayabiliriz. Fakat bu görüntüler net ve kesin olarak bize ulaşmazlar. Daha çok bozuk bir ekrandan izlemek gibidir. Bunun bir sebebi de kırılan ışığın yansıdığı cismin etrafında bulunan diğer nesnelerdir. Bu nesneler ışığı tekrar kırarak bir karmaşaya sebep olurlar ve görüntüyü bozarlar.

Tüm bu karmaşa aslında izlenen galakside başka nesnelerin de bulunduğunu bize kanıtlar. Net bir görüntü elde edemesek de orada olduklarını kanıtlamış oluruz. Gezegenlerin etrafında dönen uydular gibi nesneler bu ışık kırılmalarının tekrar kırılarak bozulmasına sebep olurlar.

Galaksideki Gezegen Sayısı

Bir galaksideki gezegen sayısı hiçbir zaman tam anlamıyla bilinemez ve hesaplanamaz. Çünkü hesaplanır olsa bile galaksiler sürekli değişim halindedir ve sayılar asla sabit kalmaz. Diğer galaksilerdeki gezegenler de bu şekilde sonsuz sayıda olabilirler.

En iyimser umutla tek bir gezegen keşfi bile bizim için çok büyük bir gelişmedir. Galaksiden yansıyan ışık sayesinde yıldızların arasında bulunan galaksiyi gözlemleyebilen bilim insanları aslında evrenin çok ufak bir parçasına bakabildiler. Yıldızlar arası olmayan galaksiler gibi başı sonu belli olmayan bir evren içerisinde bir toz zerresi diyebiliriz.

Uzayda boşlukta bulunan bu gezegen ve uydular bir bütün halinde bulunurlar ve yalnız değildirler. Gök cisimleri tarafından etrafı sarılmıştır. Bilim insanlarına göre bir gezegen ve uydusunun etrafında yaklaşık iki bin tane gök cismi bulunur ve hareket halindedir. Bu sayı bize aslında ortalama bir rakam da verebilir. Bir galakside bulunabilecek en fazla gezegen sayısına ulaşmak için iki bin rakamından faydalanabiliriz.

farkli galaksilerdeki gezegenler

İncelenen bu galakside görüntülenen gezegen için bilim merkezinde bir model hazırlandı ve bu çok büyük bir adım oldu. İncelemeleri ve araştırmaları bu model üzerinden devam ettirdiler. Modele dair araştırmalar da medya yoluyla insanlarla paylaşıldı ve meraklılar için sunum hazırlandı.

Bir galaksi oluşumu kütle çekimi sayesindedir ve içerisinde yıldız, yıldızlardan kopan artıklar, gezegenler, tozlar ve karanlık nesne denilen yapılar bulunur.

Başka Galaksideki Gezegenler

Bilim insanları gelişen teknoloji ve bunun kullanımı sayesinde farklı gezegenlere bakma fırsatı bularak gezegen oluşumlarına rastlamışlardır. Diğer galaksilerdeki gezegenler büyük bir inceleme konusunu ve evreni tanımak için büyük bir şansı oluşturuyor.

Bilinmeyen madde olarak da bilinen kara delikler insanoğlu için büyük bir gizem olsa da aslında galaksilerin oluşumu ve içerisindeki yapılarla bir arada durabilmesi bu kara deliklerin yarattığı kütle çekimi sayesinde olmuştur. Bir galaksinin oluşumu için milyonlarca yıl gerekir. Evrende bulunan ve kaç adet olduğunu bilemediğimiz galaksiler keşfedilmeyi bekler halde uzay boşluğunda yer alır.

Galaksiler birbirinden ayrı yapılara sahiptir ve her birinin işleyişi ve içerisinde bulunan diğer oluşumlar kendine özgüdürler. Örneğin dünya üzerindeki her kıta birbirinden farklı özelliklere ve şartlara sahiptir ve galaksilerde tıpkı bu şekilde farklı özellikler gösterirler. Gezegenler de kendi içlerinde birçok farklı yapıya ve sisteme sahiptir. Örneğin farklı galaksilerde farklı yıldız yoğunlukları vardır.

Keşfedilmiş galaksilerin hareketlerine bakarak galaksilerin sürekli hareket halinde olduğu ve giderek birbirinden uzaklaştıkları sonucuna varılmıştır. Bu da Büyük Patlama dediğimiz başlangıcın kanıtlanmasını sağladı. Çok önceleri tüm galaksiler bir arada bulunurken bir şekilde hepsi birbirinden ayrıldı ve hala uzaklaşmaya devam ediyorlar. Ve bu uzaklaşmayı sağlayan olay da büyük patlamadır.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu