Bilim

Biyoteknolojinin Gıda Üretimi ve Hayvancılık Uygulamaları Nelerdir?

Biyoteknoloji kimileri tarafından olması gereken bir uygulamayken kimileri tarafından da canlıların yapılarının değiştirilmesinden dolayı kesinlikle uzak durulması gereken bir uygulamadır. Fakat biyoteknoloji bu itirazlara rağmen uzun yıllardır kullanılıyor ve kullanımının da giderek artması bekleniyor. Peki bu biyoteknoloji nedir diye merak ediyorsanız biyoteknoloji kısaca bitki, hayvan ve mikroorganizmalarının tamamı ya da belirli bir bölümü kullanılarak yeni bir bitki, hayvan ya da mikroorganizma üretmek ya da var olan canlının belirli bir oranda değiştirilmesi işlemidir. Bu tanım ilk başta biraz göze korkunç geliyor olabilir. Fakat dünyada hem bitki ve hem hayvan türlerinin azalması ve azalmaya yüz tutması gibi birçok sebepten dolayı da zorunluluk halini aldı dersek abartmış olmayız. Biyoteknolojinin kullanılması için sebepleri de kısaca incelemek gerekirse;

  • İnsanların sağlığı için gerekli olan proteinler üretmek
  • Yeni hormon, antibiyotik üretilmesi
  • Çok zor şartlarda yaşayan organizmaların enzimlerini ve biyo moleküllerini almak. Bu sayede bunlar sanayide kullanılabilir ve bu sayede verimlilik epey bir artış gösterir.
  • İnsanlık için yararlı olabilecek yeni sebze ve meyve üretilmesi
  • İnsanlara zarar veren genlerin yok edilmesi
  • Aşı ve bitki üretimi
  • Yapay organ ve doku üretilmesi. Özellikle bu madde üzerinde uzun yıllardır çalışmalar mevcut ve devam ediyor.

Gıda Üretiminde Biyoteknoloji

Biyoteknolojinin en sık görüldüğü noktalardan bir tanesi de gıda üretimidir. Bilim insanlarına göre gıda sektöründe biyoteknoloji daha biyoteknolojinin tanımı yapılmadan önce mevcuttu. Örneğin ekşi hamurun ekmeğin kabarmasında rol oynaması gibi unsurlar biyoteknolojinin tanımıyla uyuşmaktadır. Biyoteknolojinin biraz da tarihsel gelişimi ve örneklerinden bahsetmek doğru olacaktır. Bu şekilde gıda üretimindeki gelişimi de daha net bir şekilde anlamak mümkün olur. İşte o gelişim süreci;

  • 1865 öncesi yani Louis Pasteur’in kuduz aşısı çıkmadan önceki süreci ilk dönem olarak değerlendirmek doğru olacaktır. Bu dönemde biyoteknolojiye uğramış gıda ürünlerini incelemek gerekirse alkol ürünleri, süt ürünleri, maya ve sirkeyi sayabiliriz.
  • 1865-1940 arası ikinci dönemdir ve bu dönem Pasteur dönemi olarak da geçer. Bu dönemde gıdadan daha çok kimyasal ürünler için biyoteknoloji kullanılmıştır.
  • Üçüncü dönem 1940-1960 arası dönemdir. Başta penisilin olmak üzere diğer antibiyotikler bulunmuş ve aynı zamanda virüs aşıları da geliştirilmiştir.
  • Dördüncü dönem 1960-1975 yılları arasındadır. Bu dönem de yine kimyasal ve biyolojik unsurların ele alındığı bir dönem olmuştur.
  • Beşinci ve günümüzde de devam eden süreç oldukça geniş bir süreçtir. Genetik mühendisliği şu an için bu dönemin en ön plana çıkan özelliğidir.

Görüldüğü üzere biyo teknoloji sürekli gelişim halindedir. Biyoteknolojinin şu ana kadar kötü bir niyetle kullanılmadığını söylemek de mümkün olacaktır. İnsanların yaşamış olduğu sağlık sorunlarının çözüme kavuşması bu teknolojinin birincil amacıdır. Bunun için de gıda üretiminde ve hayvancılıkta belirli çalışmaların yapılması gerekiyor. Özellikle hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalarla birçok ilaç, aşı bulunmaktadır.

Peki gıda üretiminde neden klasik gıdaların yeterli olmayacağı düşünülüp biyoteknolojik çalışmalar yapılıyor diye düşünecek olursanız da bunun bazı cevapları vardır bunu incelemek gerekirse;

  • Besin değerleri gıdaların en önemli unsurlarıdır. Biyoteknolojik çalışmalarla birlikte bazı gıdaların besin değerlerinin artırılması amaçlanmaktadır. Hem bu sayede daha az kalori alarak günlük alınması gereken besin değerleri de alınabilir. Bunun için çalışmalar devam etmektedir.
  • Her yıl tonlarca ürün raf ömrü bitmeden önce tüketilmediği için çöpe gitmek zorunda kalır. Bu tür çalışmaların bir diğer amacı da işte bu tür ürünlerin raj ömrünü artırarak daha uzun süreler tüketilmesidir.

Hayvancılıkta Biyoteknoloji

Biyoteknolojinin en fazla yardım aldığı canlı türü hayvanlardır. Birçok aşı ve ilacın denemesi hayvanlar üzerinde uygulanmaktadır. Bunun da insanlar için birçok artısı bulunmaktadır. Bu artıları incelemek gerekirse;

  • Ekonomik olarak normal hayvanlardan çok daha ekonomi değeri yüksek hayvanlar gelişir.
  • Hayvanların genetiğinin kopyalanarak olası bir hayvan ırkının azalmasında önlem alınabilir.
  • İlaç ve aşı üretimi için oldukça fayda getirir.
  • Sadece insanlar için değil hayvanlarda meydana gelen hastalıklar en aza indirgenir ve bu sayede yaşam süreleri artırılmış olur. Bu sayede hayvansal gıdaların maliyetinde de azalma görülür.

Bunlar hayvancılıkta biyoteknolojinin artıları olarak gösterilir. Yani birçok kişinin demesinin aksine hayvanların biyoteknolojide kullanılması hem onlar için hem insanlar için avantaj sağlamaktadır. Bu sebeple de bu tür çalışmalara yetkili kişiler tarafından herhangi bir eleştiri gelmemektedir. Aynı zamanda hayvanlardan elde ettiğimiz süt ve et ürünlerinin kalitesinde de ciddi artışlar meydana gelip bu ürünlerin daha uygun fiyatlara daha kaliteli sunulmasına da olanak sağlayabilir. Yalnızca gıda olarak düşünmemek gerekir. Aynı zamanda hayvanlardan elde edilen ipek, yün gibi ürünlerde de biyoteknolojinin faydası olmaktadır. Yani hem gıda üretiminde hem hayvancılıkta biyoteknoloji kullanılmaktadır ve bu sayede gıdadan sağlığa birçok sektörde birçok avantaj sağlanmaktadır. Bilim adamlarının bu konuda çalışmaları sürekli devam etmektedir. Bu teknoloji sayesinde tedavisi mümkün görülmeyen birçok hastalığın ilaç ve tedavisi bulunmaya devam edecektir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu