Bilim

Auguste Comte Ve Pozitivizm

Isidore Marie Auguste François Xavier Comte ya da kısa adıyla Auguste Comte Fransız bir sosyolog, matematikçi ve filozoftur. 19 Ocak 1798 tarihinde Fransa Montpellier’de dünyaya gelmiştir. Comte, sosyolojinin babası sayıldığı gibi, aynı zamanda pozitivist felsefenin de kurucusudur. Bugünkü yazımızda Auguste Comte ve Pozitivizm başlığını inceleyeceğiz.

Pozitivizm ya da olguculuk kabaca, metafizik içermeyen sadece maddi olan ve bilimsel olarak ispatlanabilen şeyleri doğru kabul eden görüştür. Edmund Leach, pozitivizmi şu şekilde tarif etmiştir: “Pozitivizm, ciddi bilimsel sorgunun, bir dış kaynaktan gelen nihai sebepleri aramayan ama direkt gözleme açık olan gerçekler arasındaki ilişkilerle sınırlı olmasını söyleyen görüştür.”

İlgili Makaleler

Pozitivizmin kurucusu Auguste Comte olarak anılsa da aslında bu terimi ilk kullanan kişi o değildir. Pozitivizm terimini ilk kullanan, Comte’un hocası Claude Henri de Saint Simon‘dur. Saint Simon, pozitivizmi, aydınlanma çağının olmazsa olmaz felsefesi olarak görmüş ve ortaya atmıştır. Dolayısıyla Pozitivizm Orta Çağ’ın teolojik baskılarını reddederek, bir bilime yöneliş olarak ortaya çıkmıştır.

unnamed 4
Henri De Saint Simon

Auguste Comte Pozitivizmi

Auguste Comte Pozitivizmi, şüphecilikten uzaktır. Yani insan aklına ve duyularına güven içerisindedir. İnsan duyularının yanılabilir olduğunu sorgulamaz. Comte’a göre, doğru bilgiye ulaşmanın yolu gözlem ve deneyden geçmektedir. Olgular ortaya çıkarılmalı ve sabit olgular belirlenmelidir. Ayrıca her bilim dalında da bu yöntem uygulanmalıdır.

s e043bc4bdd737c2babc90330939f10c1fbe7eaa6
Auguste Comte

Auguste Comte bu ilkeler ışığında “Üç Hal Yasası”nı oluşturmuştur. Üç Hal Yasası’nın başlıkları ve ilkeleri ise şöyledir:

Teolojik Dönem

Bu dönem insanların her olguyu ve olayı dini referanslar ile açıklamaya çalıştıkları dönemdir. Bu dönem de üç evreye ayrılmıştır.

  1. İnsanlar çevrelerinde gördükleri maddelere ve nesnelere anlamlar yüklemiş ve onlara ilahi güçler atfetmişlerdir. Buna “putperestlik” de denilebilir.
  2. Bu evrede insanlar gördüklerinden ziyade göremedikleri güçler olduğunu düşünmüş ve birçok tanrı tarafından idare edildiklerine inanmışlardır. Bu döneme de “Politeizm (Çok Tanrıcılık)” denilir.
  3.  Son evrede insanlar ilahi güçlerin tek bir elde toplandığına kanaat getirmişler ve Tek Tanrıcılık basamağına geçiş yapmışlardır.

Metafizik Dönem

Olay ve olguların soyut, yani eşitlik, özgürlük, adalet gibi kavramlarla açıklanmaya çalışıldığı dönemdir. Bu dönem Rönesans ile başlar. Dönemin özelliği, skolastik düşünceden uzaklaşılmasıdır. Ancak yine de pozitif bilimler gelişmiş değildir.

Pozitif Dönem

Auguste Comte’a göre, bu dönem insan düşüncesinin en yüksek basamağını oluşturur. Bu dönemde insan yalnızca bilime, deneye ve gözleme dayalı doğrulara yönelir. Metafizik ve teolojik olguları reddeder.

Comte’a göre bilim, görünmeyen, metafizik olanı açıklayamaz ancak betimleyebilir. Örneğin,; ruh. Bu bakımdan pozitivizm içinde yine de bazı bilinmezler mevcuttur diyebiliriz.

Auguste Comte, pozitivizm kavramı içerisinde bir bilimler hiyerarşisi oluşturmuştur. Bu hiyerarşiye göre sıralama şöyledir:

1.    Matematik
2.    Geometri
3.    Fizik
4.    Kimya
5.    Biyoloji
6.    Sosyoloji

Bu sıralamanın mantığı, her bilimin kendinden öncekini kapsamasıdır. Ayrıca Comte bilimleri soyut bilim ve somut bilim olarak ikiye ayırmıştır. Yani sosyal bilim veya pozitif bilim olarak ayırmamıştır. Burada da her bilimin pozitif olarak ele alınması gerektiği düşüncesinin bir örneğini görebiliyoruz.

Karl Marx Felsefesi’ni Okumak İçin Tıklayın

Pozitivizme Karşıt Görüşler

Doğruların sadece deney ve gözlem üzerinden aranması, gelenek ve din gibi toplumda kökü olan olguların tamamen yok sayılması gibi nedenlerle pozitivizm çeşitli eleştiriler almıştır. İşte bu karşıt görüşlerden bazıları:

Frankfurt Okulu’ndaki düşünürlere göre; Pozitivizm insan davranışını yeterince iyi bir şekilde inceleyememiştir. Çünkü, insan davranışları durağan değildir. Dolayısıyla bu konuda mutlak doğrular belirlenemez.

Erich Fromm’a göre; Pozitivizm, toplumsal bilimler için yeterli değildir. İnsanı ve toplumu analiz edebilmek için ruhu analiz edebilmek gereklidir. Bunun için de psikanaliz gerekir. Ancak bu şekilde alınacak sonuçlar Pozitivizm ile uyuşmayacaktır.

Dilthey’e göre; insan dünyası olgulardan ayrıdır ve matematiksel verilerle açıklanabilir değildir. Çünkü daha kompleks bir yapıya sahiptir.

Nietzsche’ye göre ise; İnsan davranışı belirli prensiplere bağlıdır. İnsanın davranışlarını belirleyen yine kendisidir.

Hegel’e göre; Bilgilere sadece pozitif bilimler ile ulaşılamaz. Deneye ve gözlem tek başına yeterli değildir. Metafizik de son derece önemlidir.

Kant’a göre; Bilimsellik insanın duygusal zenginliğini kısıtlamaktadır. Dolayısıyla bilgiler, bilimden ziyade insanın duygularında ve ruhunda aranmalıdır. İnsanın bir ruhu vardır ve insan duygusal bir varlıktır.

Fichte’e göre de; Pozitivizm yetersizdir. Ahlak gibi soyut kavramlar da en az bilimsellik kadar önemlidir.

Tüm bu eleştirilere rağmen pozitivizm, günümüzün hakim bilim kuramıdır.

Kaynak: https://en.wikipedia.org/wiki/Auguste_Comte

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu