Sağlık

Aşının Tarihi Nedir?

Aşılar basit olarak; zayıflatılmış bakteri ya da virüslerin vücuda enjekte edilerek bağışıklık kazandırmayı amaçlayan sıvılar olarak tanımlanabilir. Bugünlerde en çok gündemde olan konulardan birisi Covid-19 aşısı. Aşı geldi mi? Ne zaman gelecek? Kimler aşı olacak? Aşının yan etkileri var mı? Ancak bizim bugünkü konumuz bunlardan ziyade aşıların tarihçesi ile ilgili. “Aşının tarihi nedir?” sorusuna cevap arayacağız.

Aslında aşının tarihi M.Ö.’ye kadar dayanmaktadır. İlk aşılama yöntemi “variolasyon” adı verilen yöntemdir. M.Ö. 6 yüzyıla kadar dayandığı tahmin edilen bu yöntem, ilk olarak çiçek hastalığı için kullanılmıştır. Temelde çiçek hastası olan inanların yara kabuklarının kurutularak, tozlarının burundan soluma yoluyla alınarak ya da tozun sulandırılıp deride çizik açılması yoluyla sürülerek bünyeye bağışıklık kazandırılması amaçlanmıştır. Aynı aşılama yönteminin Hindistan’da da bilindiği ve kullanıldığını biliyoruz.

Lady Mantagu ve Çiçek Aşısı

lady montagu

Leydi Mary Wortley Montagu, 1716 yılında İstanbul’a elçi olarak gelen Edward Wortley Montagu‘nun eşidir. Lady Montagu’nun özelliği, İstanbul’da çiçek aşısına karşı uygulanan geleneksel tedavi yöntemini gözlemlemiş olması ve ülkesindeki bir arkadaşına yazdığı mektupla İngiltere’ye duyurmasıdır: Lady Montagu mektubunda şöyle der:

“Muhterem Sarah, sanırım bugüne kadar ikinci bir mektup yazmakta geciktiğim için özür dilemem gerekirdi. Türklerde vebanın müthiş tesirlerine dair anlatılan şeylerin hepsi masal… Veba dedikleri şey sıtmadan başka bir şey değil. Bizim aşçı yamağı da bu hastalığa yakalandı. Ülkeyi bu hastalıktan kurtarmak öyle zannediyorum ki İtalya veya Fransa’nınkinden daha kolay olacak…
Bizde çok yaygın ve zalimane bir hastalık olan çiçek hastalığını, burada, keşfettikleri bir aşı ile önlüyorlar. Aşılanma için en uygun zaman sıcakların sonu, sonbaharın başlangıcı. Ceviz kabuğu içine doldurulmuş çiçek hastalığı aşısını açılması istenen damarı büyük bir iğne ile açtıktan ve iğnenin ucu kadar aşıyı buraya koyduktan sonra yarayı bağlıyor ve üzerine bir ceviz kabuğu yapıştırıyorlar. Bütün bu ameliyat sırasında en küçük bir acı hissedilmiyor. Aynı şeyi dört beş damara daha yapıyorlar. Aşı için vücudun kapalı yerleri seçiliyor. Aşılanan çocuklar sekiz gün kadar tutuluyorlar. İki gün, üç gün yatakta yatıyorlar. Yüzlerinde yirmi otuz sivilce çıkıyor. Fakat sekiz gün içinde hiç hastalığa tutulmamış gibi oluyorlar. Açılan yaralardan çiçeğin zehri dışarı atılıyor, hastalığın başka taraflara yayılması önlenmiş oluyor.
Vatanımı çok sevdiğim için aşının oraya da girmesini çok istedim.” 

Daha sonra Lady Montagu bu aşılama yöntemini ülkesinde denedi. Koruyucu etkisi ortaya çıktıkça yavaş yavaş yayılmaya başlayan bu yöntem için, Lady Montagu büyük eleştirilere de maruz kaldı. Çünkü aşılananların bir kısmı hayatını kaybetti.

İlk Laboratuvar Aşısı

İlk laboravtuvar aşısı ise 1879 yılında Louis Pasteur tarafından üretilmiştir. Bu aşı kolera hastalığı için tavuklar üzerinde denedi. Pasteur bakterileri zayıflatma ve enjekte etme yoluyla yapılan ilk aşıyı icat etti. Tavukların ise hastalanmadığını ve hastalığa karşı bağışıklık kazandıklarını gördü. Louis Pasteur daha sonra ise tavşanlar ve köpekler üzerinde denediği kuduz aşısını ilk kez bir insan üzerinde denedi. 1885 yılında kuduz bir köpek tarafından ısırılmış olan bir çocuğa aşıyı enjekte eden Pasteur olumlu sonuçlar aldı ve çocuk hayatta kaldı.

pasteur1886 yılında bir makale yayınlayan Pasteur, 350 denekle çalışıldığını ve olumlu sonuçlar alındığını yalnızca bir deneğin hayatını kaybettiğini yazdı.

Hangi Aşıyı Kim Buldu

Peki günümüzde kullanılan hangi aşıyı kim buldu? İşte aşıların mucidi olan hekimler:

  • Kolera ve veba aşılarını bulan kişi Fransız asıllı Rusya  vatandaşı Waldemar Haffkine’dir.
  • Hepatit B aşısını Amerikalı doktor Baruch Samuel Blumberg bulmuştur.
  • Tifus aşısını ilk bulan kişi Türk doktor Reşat Rıza Kor’dur. Aşıyı ise ilk uygulayan kişi aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti’nin eski başbakanlarından olan Dr. Refik Saydam’dır.
  • Verem aşısı 1921 yılında iki Fransız araştırmacı Albert Calmette ve Camille Guérin tarafından geliştirilmiştir. Aşıya, basilin ve araştırmacıların isimlerinin baş harfleri olan BCG adı verilmiştir.
  • Tetanoz aşısını ise, Emil Adolf Von Behring başkanlığındaki bir grup Alman bilim adamı 1890 yılında geliştirdi.
  • Kızamık aşısı, Stanley Plotkin tarafından geliştirilmiştir.

Günümüzde ise kanser ve AIDS gibi hastalıklar için aşı çalışmaları sürmektedir. Covid-19 aşısı ise Alman-Türk, Rus, İngiliz, Amerikan ve Çinli bilim insanları tarafından hali hazırda geliştirilmiş durumdadır. Türkiye’de de aşı üretim çalışmaları devam etmektedir. Ancak henüz hazır olan bir yerli aşı yoktur. Yerli aşının tarihi hakkında kedin bir şey söylemek mümkün değildir.

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu