Sağlık

Akupunktur Tedavisinin Tarihi

Akupunktur tedavisi günümüzde pek çok farklı amaçla kullanılan bir geleneksel tıp yöntemidir. Özellikle zayıflama ve ağrıyı azaltma konusundaki ile bilinen akupunktur, ülkemizde de oldukça popülerdir. Peki akupunktur tedavisinin tarihi nedir? İlk olarak nerede ve nasıl uygulanmaya başlamıştır? Bu yazımızda inceledik.

Akupunktur Nedir?

Peki yukarıda bahsettiğimiz akupunktur nedir? Akupunktur, Çin geleneksel tıbbı içerisinde yer alan tedavi yöntemlerinden biridir. Çin geleneksel tıbbı, oldukça kadim bir geçmişe sahiptir. Bu ve benzeri yöntemlerin, yazının icadından önceye kadar gittiği ve kullanıldığını biliyoruz.

Akupunktur, insan vücudundaki 600’den fazla noktaya özel yapım iğnelerin batırılması ve sinir uçlarının uyarılmasıyla beyne sinyaller gönderilmesi sonucu birçok hastalığın tedavi edilmesine dayalı bir yöntemdir. Akupunktur, 1978 yılında Dünya Sağlık Örgütü’nün yayınladığı bir liste ile dünya çapında geçerlilik ve popülerlik kazanmıştır. Bu listede akupunkturun 150’den fazla hastalığın tedavisinde etkili olduğu yazmaktadır.

unnamed 6

Akupunkturun Tarihi

Akupunkturun tarihi, M.Ö. Çin’de başlar. Akupunktur tedavisi ilk defa Çin kaynaklarında geçer. Konu hakkındaki hakkındaki ilk bilgiler, Çin’de Savaşan Eyaletler Döneminde (M.Ö. 475-221) yazılan, Huangdi Nei Jing (Dahiliyenin Klasiği-Huangdi) adlı kitapta karşımıza çıkmaktadır. M.Ö.206-M.S.220 tarihlerinde kaleme alınmış Shuo Wen Jie Za adlı kitapta ifade edildiğine göre; tedavinin bu dönemdeki şekli, bian adı verilen ince keskin taşlar yardımı ile uygulanmaktaydı. Zaman geçtikçe bian taşları yerine balık kılçığı, kemik veya bambudan yapılma iğneler kullanılmaya başlanmıştır.

Doğu-Batı (M.S.265-420) ve Kuzey-Güney Hanedanları (M.S.420-589) dönemlerinde akupunktur kullanımı iyice yaygınlaşmıştır. Bu dönemde yazılan Zhen Jiu Jia Yi Jing adlı kitapta, akupunktur noktalarının yerleri tam olarak verilmiştir.

unnamed 7

Sung, Kin ve Yuan hanedanları (960-1368) döneminde de akupunktur yaygınlaşmaya ve gelişmeye devam etmiştir. Bu dönemdeki en önemli eser  Wang Wei-yi  tarafından yazılan, Jen Shu Xue Zhen Jiu Tu Jing‘dir. Kitapta akupunktur noktaları detaylı olarak açıklanmış ve 657 nokta tam olarak anlatılmıştır. Wang Wei-yi aynı zamanda eğitim amacıyla kullanılması için bronz heykellerin yapılmasını da sağlamıştır.

Tang Hanedanlığı döneminde Kraliyet Tıp Akademisi’nde bu tedavi öğretilmiş ve öğrenciler yetiştirilmiştir. İngiliz işgali döneminde tüm geleneksel tıp yöntemleri yasaklanmış ancak Mao Zedong döneminde hurafelerden arındırılmış olarak, üniversitelerde Çin Tıbbı bölümlerine yer verilmiştir. Çin’de ilk defa 1945’te uluslararası bir hastanede uygulanmış, 1948’de de resmi olarak eğitimi verilmeye başlanmıştır.

1998 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin NIH (National Institute of Health=Ulusal Sağlık Örgütü), akupunkturun faydalarını ve birçok hastalığın tedaavisinde etkili olduğunu açıklamıştır.

Akupunkturun Avrupa’daki Tarihi

Akupunkturun Avrupa’daki tarihi ise daha yenidir. Avrupa’da bu konu ile ilgili ilk kitap 17. yüzyılda yazılmıştır. Ayrıca Dabry (1853) ve Morant (1927), akupunkturu Avrupa’ya tanıtmışlardır.

Fransa II. Dünya Savaşı sırasında akupunktur ile ilgilenen ilk Avrupa ülkesi olmuştur. 1957’de Fransa’da  Dr. Nogier kulağın ters homunculus şeklinde olduğunu ve kulakta tüm önemli noktaların olduğunu söyleyerek Auriküloterapi’yi geliştirmiştir. Aynı zamanda İngiltere’de Sir Henry Head akupunktur çalışmalarına katkıda bulunmuş, Felix Mann da yayınladığı kitaplar ile bu katkıyı geliştirmiştir.

29 Mayıs 1991’de Türkiye’de Resmi Gazete’de yayınlanan kanuna göre akupunktur, alternatif bir tedavi yöntemi değil bilimsel bir tedavi olarak kabul görüyor. Bugün Türkiye’de birçok üniversitenin tıp bölümünde akupunktur tedavisi öğretimi yapılıyor.

Tao Felsefesi

Tao Felsefesi akupunkturun dayanak noktalarından biridir. Yin ve Yang teorisi bu tedavinin önemli unsurlarından biridir.

Yin: Negatif, kadın, gece, karanlık, pasif, soğuk, nem, elektron, baz

Yang: Pozitif, erkek, gündüz, aydınlık, aktif, sıcak, kuruluk, proton ve asit. Ayrıca bu her iki öğe:

  • Birbirine zıttır (Negatif- pozitif)
  • Birbirlerini takip eder (Gece bitince gündüzün gelmesi gibi)
  • Birbirlerini çeken güçlerdir (Örneğin: Negatifin pozitifi çekmesi gibi)
  • Her bir öğenin az da olsa birbirlerini kendi içinde barındırması veya birbirine dönüşebilmesi.
  • Birbirlerini doğurması neslini devam ettirmesi (Her kadının (Yin) veya erkeğin (Yang) bir annesi (Yin) bir de babası (Yang) vardır.

Eski Çin’de doğal dünya 5 element üzerinde değerlendirilmiştir. Bunlar:

  1. Ateş
  2. Odun
  3. Toprak
  4. Metal
  5. Su

Zang-Fu Organlar

  • Zang organ meridyenleri (-) olup içi dolu organlardır.
  • Fu organ meridyenleri ise (+) olup içi boş organları temsil eder.
  • Zang Organlar: Dalak, Karaciğer Kalp, Perikart(kalp zarı),Pankreas ve Böbrek.
  • Fu organlar: Kalın barsak, İnce Barsak, Mesane, Mide, Safra Kesesi ve Üç’lü ısıtıcı(Enerji)

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu